İkebana dersleri başlıyor.

Bu seneki İkebana derslerimiz Ocak ayında başlıyor.Kayıtlar başlamıştır.

o5325872017    iletişim numaram

fusungulec@gmail.com

 

fotoğraf 1 (16)     fotoğraf (5)

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İkebana workshop 6 EYLÜL 2014 Kayıt (0216) 4450001

Lütfen kayıt yaptırınız

Lütfen kayıt yaptırınız.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ya oldugun gibi görün ya da göründügün gibi ol

Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol

Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol

Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol

Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol

Hoşgörülükte deniz gibi ol

Ya oldugun gibi görün ya da göründügün gibi ol

Mevlana’nın bu altın ögütleri kamil bir insanın nasıl olacagını vurgularken kişisel gelişimin temel taşlarını belirliyor. Bütün bu özelliklere sahip olmanın yolu da SEVGİ’den geçer. Kendisini seven ve kendisi ile barışık olan insan bu ögütleri kolayca yerine getirir ve dünyaya ve diger insanlara bakışı da kendine baktıgı gibi olur. İşte İKEBANA’nın felsefesi ile örtüşen kısım burasıdır. İkebana  yaparken hem dış dünyayı,dogayı gözlemleriz hem de iç yolculugumuza çıkarız ve bizi rahatsız eden  özelliklerimizden arınmaya çalışırız. Yani Mevlana’nın ögütlerini yerine getirmeye çalışırız.

                                   unnamed

 

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şehrin stresinden kurtulmak için bir hobiniz var mı?

Şehrin stresinden kurtulmak için bir hobiniz var mı?.

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yanlışlık

“Duygusal Zeka ve İkebana” başlıklı yazımda Sayın Hilmi İşıkören’in soyadın yanlış yazdığım için kendisinden özür dilerim.

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Duygusal Zeka ve İkebana

photo (22)

“Son yıllarda yapılan araştırmalar, IQ’nun hayattaki başarıya katkısının %10’dan fazla olmadığını göstermektedir. Yüksek IQ, başarının, prestijin veya mutlu bir yaşamın garantisi olmadığı halde, okullarımızda ve kültürümüzde akademik yetkinlik hala ön planda tutulmakta; günlük hayatımızda büyük önem taşıyan sosyal ve duygusal becerilerin geliştirilmesi ihmal edilmektedir.

Duygusal ve sosyal kapasitesi yüksek kişiler – yani, duygularını iyi bilen, onları kontrol edebilen, başkalarının duygularını anlayan ve bunları ustalıkla idare edebilenler – hayatlarının gerek özel gerekse mesleki alanlarında daha avantajlı bir konuma geçerler.

Duygusal ve sosyal becerileri gelişmiş insanlar hayatta daha mutlu ve üretken oluyorlar.
Duygularını kontrol edemeyen kişiler ise, net düşünebilme ve işlerine konsantre olabilme yeteneklerini engelleyen içsel bir mücadeleye giriyorlar.”

HİLMİ İŞGÖREN’den Alıntı.

Burada bahsedilen duygusal zeka , duygularını iyi bilen, onları kontrol edebilen, başkalarının duygularını anlayan bir ruh zenginliğine işaret ediyor. Ruhumuzda biriktirmiş olduğumuz o kadar çok olumlu ve olumsuzluklar var ki….Bunların bizi sıkan, içimizi acıtan, kötümser olmamıza sebep olan,depresif hale getirenlerinden kurtulmak kolay değil.Bu olumsuzlukların bir kısmı bizim gündelik hayatta mal, mülk,para hırsıyla yanıp tutuştuğumuz,etiket peşinde koştuğumuz, başkaları ne der diye düşünüp canımızı sıktığımız konular olabilir. Veya bize karşıızdakinin bilerek ve isteyerek yaptığı haksızlıklar olabilir. Yahut yaşamın acımasız tarafları olabilir. Eğer duygusal zekamızı kullanmayı biliyorsak bu olumsuzluklar bizi ya hiç acıtmaz, ya da az acıtır. Biz bu farkındalığa erişmişsek ,bunlardan arınmamız gerektiğinin de farkına varma zamanı gelmiş demektir. Bunu nasıl mı yapacağız?

Size bu konuda yardımcı olabilirim. Doğa ve çiçek ve toprakla uğraşın. Toprakla uğraşmak zor geliyorsa evinizde saksılarda çiçek yetiştirin. Toprağa elinizi değdirmeniz demek, negatif enerjinizi ona boşaltmanız demektir.

Saksı ile uğraşmak istemiyorsanız haftada bir evinize çiçek alın. Onların o güzel renk ve kokuları sizi ferahlatıp rahatlatacaktır.

Eğer çiçekler sayesinde terapiye girmişcesine rahatlamak istiyorsanız , uhteşem bir felsefesi olan İKEBANA sanatını öğrenin ve haftada bir uygulayın.

Çiçek sevgi demektir.

Sevgive çiçekle kalın.

 

 

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | 2 Yorum

Defterlerin kenar süsleri…

Biz çocukken defterlerimizin sayfalarının sol tarafındaki kırmızı çizgilerin yanına çiçek resimleri çizerdik. En güzel çiçek desenini kim yapacak diye merak ederdik.Yukarıdan aşağı doğru sarmaşık halinde eğriler yapar, onu renkli çiçek ve yapraklarla donatırdık.Siyah kurşun kalemimizin haricinde başlık yazmak için kırmızı kalem kullanırdık. Bazı öğretmenlerimiz mavi kalem de isterdi.Ama niçin kullanırdık mavi kalemi unutmuşum.

Torunum daha okula gitmediği için, şimdi nasıl defter tutuluyor bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa o da çocukların o pür neşelerinden bir şey kaybetmeden büyüyor olmaları. Evimizin arkasında bir ilkokul var. Her teneffüse çıkışlarnda cıvıl cıvılllar. Teneffüs zili “Barış Manço’nun şarkılarından kesitler” içeriyor. Aslında ben sessizliği severim. Ama o kadar alıştım ki o yavruların seslerine. Ancak üzülüyorum onlar için, okuldan çıkıp evlerine gidecekler, yemek yiyip bilgisayarlarının başlarına oturacaklar.Şanslı olan bazıları bu civarda okulun yakınında oturanlar yemekten sonra okulun bahçesine gelip her türlü oyunu, maçı oynuyorlar.

Sık sık dile getirdiğim gibi, teknolojinin insan hayatına pek çok getirisi var ama, bir o kadar da götürdüğü veya duraklattığı husus var. Daha bebek halindeyken eline tablet verilen, cep telefonunu kullanmayı, tuşlamayı beceeren bir yavrudan zaman içinde ne olmasını beklersiniz ? Bence robot olmasını beklemeliyiz.Nasıl ki daha önceki nesiller test çözmekden ötürü kompozisyon yazmayı bilmiyor ve doğru dürüst konuşamıyorlarsa ; bilgisayar çağı çocukları da sadece tuşları kullanmaktan robot gibi olacaklar. Ne yazık ki! Oysa çocuklarımızın hayal dünyalarını geliştirecek  hobileri olabilir. İkebana yapmak gibi…

 

!image (2)

Çiçekle yolculuk içinde yayınlandı | 2 Yorum